Osmanlı tarihinin en önemli manevi mimarlarından biri olan Akşemseddin, İstanbulun fethindeki rolüyle hafızalara kazınmıştır. Fatih Sultan Mehmedin hocası olan bu büyük alim, sadece tasavvuf değil tıp alanındaki çalışmalarıyla da dikkat çekmektedir. Peki Akşemseddin kimdir ve asıl adı nedir? Tarihte neyi icat ettiği söylenir? Hacı Bayram Veli ile ilişkisi nasıldı? İstanbula girişte Fatih ile arasında geçen o meşhur çiçek diyaloğu ve hayatına dair merak edilenler…
AKŞEMSEDDİN KİMDİR VE HANGİ DÖNEMDE YAŞAMIŞTIR?
Akşemseddin, 1389 yılında Şam’da doğmuş ve 1459 yılında Göynük’te vefat etmiş çok yönlü bir İslam alimidir. Asıl adı Mehmet Şemseddin olan bu büyük zat, saçının ve sakalının beyazlığı ile beyaz elbiseler giymesi nedeniyle Akşemseddin lakabıyla anılmıştır. Osmanlı Devleti’nin yükselme dönemine tanıklık eden alim, Sultan 2. Murad ve Fatih Sultan Mehmed dönemlerinde yaşamıştır. Aynı zamanda Bayramiyye tarikatının kollarından biri olan Şemsîyye-î Bayramîyye tarikatının kurucusudur. Hem dini ilimlerde hem de tıp ve eczacılık gibi pozitif bilimlerde derin bilgi sahibidir.
FATİH SULTAN MEHMED’İN HOCASI VE İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ ROLÜ NEDİR?
Akşemseddin’in tarihteki en önemli rolü, Fatih Sultan Mehmed’in hocalığını ve manevi rehberliğini yapmasıdır. Sultan 2. Murad tarafından genç şehzade Mehmed’in eğitimine tayin edilmesiyle ünü saray çevresinde yayılmıştır. İstanbul’un fethi sırasında padişaha verdiği manevi destekle ordunun moralini yüksek tutmuş, bizzat çocukları ve müritleriyle fetih sürecine katılmıştır. Fethin ardından Ayasofya Camii’nde kılınan ilk Cuma namazında hutbeyi Akşemseddin okumuş ve namazı kıldırmıştır. Ayrıca Fatih’in özel isteği üzerine, İslam tarihinin önemli isimlerinden Ebu Eyyüb El Ensari’nin kayıp olan kabrini manevi keşif yoluyla tespit eden kişi de kendisidir.
İSTANBUL’A GİRİŞTE YAŞANAN MEŞHUR ÇİÇEK HADİSESİ NEDİR?
İstanbul fethedildikten sonra şehre Fatih Sultan Mehmed ile birlikte giren ilk kişi Akşemseddin olmuştur. Bu giriş sırasında halk, beyaz sakalı ve ağırbaşlı duruşuyla Akşemseddin’i padişah zannederek ona çiçekler uzatmıştır. Akşemseddin ise atını geri çekerek genç padişah Fatih’i işaret etmiş ve Sultan odur demiştir. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmed, tarihe geçen o meşhur cevabı vererek Padişah benim ama o benim hocamdır, çiçekler ona layıktır diyerek hocasına olan saygısını ve mütevazılığını göstermiştir.
AKŞEMSEDDİN NEYİ İCAT ETMİŞTİR? TIP ALANINDAKİ ÇALIŞMALARI
Akşemseddin, sadece bir din alimi değil aynı zamanda yetkin bir hekimdir. Tıp ve eczacılık alanında önemli çalışmalar yapmıştır. Kaynaklarda tıp eğitimini kimden aldığına dair kesin bir bilgi bulunmasa da, yazdığı eserlerde tıp ilmine hakimiyeti açıkça görülmektedir. Akşemseddin’in bilim dünyasındaki en büyük katkısı, mikrop teorisine dair öncü görüşleridir. Maddetül Hayat adlı eserinde hastalıkların insanlarda teker teker ortaya çıkmadığını, gözle görülmeyen küçük canlı tohumlar vasıtasıyla bulaştığını belirtmiştir. Bu tespitiyle, Fransız bilim insanı Louis Pasteur’den asırlar önce mikrobu tarif etmiş ve hastalıkların bulaşma nedenini açıklamıştır.
HACI BAYRAM VELİ İLE İLİŞKİSİ VE VEFATI
Akşemseddin’in manevi hayatının şekillenmesinde Hacı Bayram Veli’nin rolü çok büyüktür. Tasavvuf eğitimini Hacı Bayram Veli’den almış ve onun en gözde talebelerinden biri olmuştur. Hacı Bayram Veli, vefat etmeden önce kendisinin yıkanmasını ve cenaze işlemlerinin Akşemseddin tarafından yapılmasını vasiyet etmiştir. Hocasının vefatından sonra vasiyeti yerine getiren Akşemseddin, irşad görevini devralmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih’in ısrarlarına rağmen sarayda kalmak istemeyen Akşemseddin, Göynük’e çekilmiş ve 16 Şubat 1459 tarihinde 70 yaşında iken burada vefat etmiştir.



